Sütlü Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sütlü Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat, 2019

PANNA COTTA

Panna cotta İtalyan mutfağından dünyaya yayılmış, tiramusu kadar olmasa da bilinen ve yapılan bir tatlı. Panna krema, cotta pişmiş demek ve aslında tatlımız kremanın şeker, jelatin (veya agar agar) ile pişirilmiş hali. İsmi ve görüntüsü hiç korkutmasın yapması çok kolay, yemesi çok zevkli bir lezzet. İtalya'nın Piemonte bölgesi tarafından tescil edilmiş olan bir puding olan tatlı aslında  krem brüle ile de akraba sayılabilir. Çünkü temelde krema, şeker ve vanilya olan karışıma kıvam vermek için birinde yumurta sarısı kullanılırken, bu tarifde jelatin kullanılmaktadır. Fikrimi sorarsanız her ikisi de çok lezzetli olmakla birlikte, panna cotta daha hafif ve yapması biraz daha kolay bir tatlıdır. Bu nedenle bu tarifi mutfağınıza dahil etmenizi tavsiye ederim.


 Ekranlarınızda gördüğünüz üzere, ben tarifi sade, çikolatalı, matchalı ve mavi kelebek sarmaşığı çiçeği (blue butterfly pea flower) ile hazırlayıp, servis bardaklarında iki renkli olarak hazırlayıp, havalı bir görüntü yaptım.  Zamanınız varsa bu şekilde  yapabilirsiniz, çikolatalı ve sade de nefis bir görüntü ve tat için yeterli. Tarife geçmeden önce ben tarifimi yaprak jelatin ile yaptım ama daha önce toz jelatin ve agar agar ile de yapmıştım. Hayvansal ürün ile sıkıntınız yok ise yaprak jelatin en kolay kullanılanı, toz da kullabilirsiniz ama granüllerin iyi çözülmesine ve süzme aşamasını atlamamaya özen gösterin. Eğer bitkisel kıvam verici istiyorsanız agar agarı kullanın ancak yapım aşamasında jelatin soğuk su veya süt ile çözdürülüp yumuşatılırken, agar agar sıcak sıvı ile hazırlanır. Agar agar ile panna cotta yaparken kremanın içine baştan koyabilirsiniz. Bir önemli bilgi olarak matchanın kendine has tadı tatlıya geçse de, blue butterfly pea flower'ın sadece rengi geçiyor, herhangi bir lezzet farkı oluşturmuyor. Bu güzel ürün maalesef yurtdışında satılıyor, umarım burada da satılmaya başlar.  Gelelim tarife;


Malzemeler: ( 6 kişilik)

- 600 ml krema
- 3 yaprak jelatin veya 2 tatlı kaşığı toz jelatin veya 2 yemek kaşığı agar agar (bitkisel jelleştirici)
- 1 çubuk vanilya veya 1 tatlı kaşığı vanilya özütü
- 4 yemek kaşığı şeker
- 80 gr bitter çikolata
- 10 adet mavi kelebek sarmaşığı çiçeği
- 1 çay kaşığı matcha

Yapılışı:

Bir sos tenceresine krema, şeker ve vanilyamızı koyup, kaynama noktasına gelene kadar ısıtıyoruz. Kaynama başlayınca ocaktan alıyoruz. Bu arada 2-3 dakika soğuk su içinde bir kasede bekleyen yaprak jelatinimizi elimizle sıkarak iyice süzdükten sonra kremanın içine ekliyoruz ve hızlıca karıştırarak jelatinin eriyip homojenleşmesini sağlıyoruz ve süzerek herhangi bir parça kalmasını önlüyoruz, özelikle agar agar ve toz jelatin kullanıyorsak. Servis yapmak istediğimiz bardaklara eğik şekilde ağız kısmına gelecek kadar doldurup, bir muffin tepsisine veya aynı eğime sahip bir kaseye fotoğrafta gördüğünüz gibi yerleştirip, soğumaya bırakıyoruz. İlk sıcaklığı geçince buzdolabına kaldırıp kıvam almasını sağlıyoruz, yaklaşık 2 saat sonra bu gerçekleşecektir. 

Kalan karışımımızı kullanacağımız çeşitlere göre bölüyoruz, eğer benim yaptığım gibi 3 çeşit yapacaksanız 3'e bölüyoruz. Bunun içim ml gösteren bir kabınız var ise işiniz daha kolay olacaktır. Bir parçasına çikolatamızı koyup karıştırarak erimesini sağlıyoruz. 2. parça için 1/5 çay bardağı sıcak suda beklemiş olan mavi çiçeklerimizin suyunu (veya süt ile de demleyip rengini çıkarabilirsiniz) ekleyip karıştıryoruz. 3. parça için yine çok az su veya süt (soğuk) ile karıştırdığımız matchayı ekliyoruz.

İlk yaptığımız buzdolabında dinlenen panna cottalarımız kıvam alırken renkli karışımlarımızın da kıvamı biraz yoğunlaşacaktır, benmari kurarak kıvamını tekrar ilk haline getirebiliriz. Kıvamını almış olan sade panna cottalarımınız üzerine bardağımızı bu defa ters yöne yatırarak yine bardağın ağzına kadar gelecek şekilde dolduruyoruz. Bu şekilde 2 çikolata, 2 matcha ve 2 de mavili tatlımız olacak. Bu şekilde de 2 saat kadar buzdolabında beklettiğimiz panna cotta artık servise hazır. Ben ayrıca burada yazan ölçüden ayrı olarak 200 ml ile hazırlayıp, tamamen sade ve çikolatalı olarak da hazırladım. Sade yaptığımı minik yuvarlak bir kalıba koydum ve soğuyup, sertleştikten sonra, servis tabağına ters çevirerek, üzerine böğürtlen ve yaban mersini ile hazırladığım sos ile süsledim. (Sosu yapmak için küçük bir sos tenceresinde, bir avuç böğürtlen ve yaban mersinini 1 tatlı kaşığı şeker ile kısık ateşte karıştırarak pişirdim) Tatlının kıvamını görmeniz için de bir fotoğraf ekledim. Ne çok sert ne de alışık olduğumuz pudingler gibi olmalı, kaşığa tam parça olarak gelmeli.


Panna cotta sade ve yukarıdaki hafif sosla hazırlanabileceği gibi, çok farklı aromalarla da yapılabilir. Portakal, çilek, balkabağı, kahve gibi. Aynı tarifi baz alarak yapabilirsiniz. Afiyet olsun...





Devamını Oku...

12 Şubat, 2019

MAGNOLIA PUDDING


Magnolia Pudding ülkemizde çok popüler olmuş bir tatlı olsa da, aslında New York merkezli ve dünyanın pek çok şehrinde şubesi bulunan Magnolia Bakery'e ait bir tarif. Magnolia Bakery hayatımıza daha eskilerde Sex and The City dizisinde cupcakeleri ile girmişti. Diziyi izleyenlerden biri olarak kahramanların ellerindeki  kremalı cupcakeleri de unutmuş değilim. Ama bugünkü konumuz Magnolia Bakery'nin tüm dünyayı kasıp kavuran banana puddingi yani muzlu puding. Tarifin orjinali paylaşılmış değil ancak dünyanın pek çok yerinde en yakın tarif yapılmaya çalışılmış ve internet yüzlerce tarif ile dolu. Açıkcası bazı restoranların menüsüne de girmiş olan bu nefis tatlı orjinalini yediğimde benim için durum farklılaştı. 2015 yılında Dubai'ye yaptığım seyahatte gökte ararken yerde bulduğum bir Magnolia Bakery şubesi karşıma çıkıverdi ve hemen kahve yanına bir muzlu puding siparişi verdim. Gerçekten çok lezzetliydi, öyle çok beğenmiştim ki, sevimli kutuları ile dönüş günü alıp, İstanbul'a bile taşıdım:) Tabi amacım bu lezzeti yiyerek tadını yakalabilmek ve evde aynı seviyeye ulaşabilmekti. 


Elbette ilk iş olarak malzeme temini vardı ki, bu pudingin en özel lezzeti olan yoğunlaştırılmış süt temin etmek ve kullanılan bisküvinin lezzetini tutturmak gerekecekti. Burada şunu belirtmek istiyorum pek çok web sitesinde magnolia pudding tarifi yer alıyor ancak bir çoğunda yoğunlaştırılmış süt kullanılmıyor ve yulaflı bisküvi ile hazırlanıyor. Bu şekilde yapılan tatlılarında çok lezzetli olduğundan eminim ancak bunlar için sadece puding demek daha doğru olur. Çünkü bu tarifin olmazsa olmazı yoğunlaştırılmış süt, nereden bulalım derseniz büyük marketlerde satılıyor. Eğer hazırını bulamazsanız veya hazır kullanmayı tercih etmezseniz ben tarifini de ekleyeceğim. Bir de orjinal pudingde yer alan bisküviye en yakın olan ürün bebe biküvisi, ben bugün ekranlarınızdaki fotoğraflarda orjinal bisküviden kullandım, sağolsun bir arkadaşım (bugün bu tarifin burada olmasını biraz da ona borçluyum, çünkü hani tarif diyerek beni dürttü) getirmişti benim için, ama rahatlıkla bebe bisküvisi kullanabileceğinizi belirtmek isterim. Bir başka konu da hazır puding karışımı kullanmak, açıkcası ben lezzeti ne kadar etkileyecek diye bu şekilde de denedim ama tavsiyem pudingini de kendinizin yapması yönünde olacak. Bir de çok farklı meyvelerle yapılmış olsa da orjinal bir magnolia muzlu olmalı. Magnolia Bakery'de çikolatalısı da yapılıyor, bir de sonbaharda balkabaklısı yapılıyor ama genelde magnolia pudding dediğinizde anlaşılan şey muzlu puding. 

Ben de ilk olarak muzlu tarifi çalıştım ve artık hafızama yerleşmiş olan bu lezzeti yakaldığımı düşündüğüm zaman başka meyveleri denedim. Çilek, şeftali, kayısı ve balkabağı versiyonlarını yaptım ama açıkcası benim favorim de muzlu olan, ikinci sırada ise balkabaklı olan geliyor. Önümüzdeki günlerde onun da tarifini paylaşacağım. Bu kadar övgü ve bilginin üzerine gelelim tarifimize;


Malzemeler:

Puding için:

- 500 ml süt
- 40 gr mısır nişastası (1/3 su bardağı)
- 1/2 su bardağı şeker
- 3 yumurta sarısı
- 1 yemek kaşığı tereyağ
- 1 tatlı kaşığı vanilya özütü
- 2 adet muz ve 8-10 adet çilek (eğer çilek kullanmayacaksanız 3 adet muz kullanın
- 1 paket bebe bisküvisi
-2 kutu krema (400 ml)


Yoğunlaştırılmış şekerli süt için: (eğer hazır condensened milk kullanacaksanız 1 su bardağına denk gelecek şekilde kullanın)

- 500 ml süt
- 1/2 su bardağı şeker

Yapılışı:

Öncelikle daha fazla vakit alacağı için yoğunlaştırılmış sütümüzü yapalım. Bunun için kalın tabanlı bir tencereye sütü ve şekeri koyalım ve kaynamaya başlayana kadar arada karıştıralım ve kaynamaya başladıktan sonra altını en kısık hale getirip 2 saat kadar pişirelim. Böylece karışım yarıya kadar inmiş olacak, o zaman ocaktan alıp, soğumaya bırakıyoruz. 

Ayrı bir tencerede mısır nişastası ve toz şekeri önden karıştırın ve yumurta sarılarını ekleyin, daha sonra yavaş yavaş sütü ve vanilya özütünü ekleyip, topaklanmasına izin vermemek için sürekli karıştırıyoruz daha sonra ocağa alıyoruz. Pişme süresinde de sürekli karıştıyoruz ve koyu bir kıvam alınca ocaktan alıp tereyağını ekliyoruz. 

Bir karıştırma kabına kremalarımızı alıp, iyice katılaşana mikser yardımıyla çırpıyoruz. Tüm malzemeler soğuk halde iken kremayı, yoğunlaştırılmış sütü ve pudingimizi bir araya getirip çırpıyoruz. Eğer bu aşamada vaktiniz varsa 1-2 saat buzdolabında dinlendirmenizi tavsiye ederim. 

Bir servis kasesi veya bardak veya kavanozlara puding, biskuvi ve doğranmış muz olacak şekilde kat kat koyarak servise hazırlıyoruz. Puding hazır olunca mutlaka buzdolabında dinlenmeli. hazırlık sonrası geçen 5-6 saat tatların iyice karışmasını ve bisküvilerin yumuşamasını ve pudingin kıvamının oturmasını sağlayacaktır. Bu aşamayı atlamamanızı mutlaka  yapmanızı öneriyorum. Afiyet olsun...







Devamını Oku...

10 Ocak, 2018

CREME BRULEE - BURNT CREAM - KREM BRULE

2018 yılının ilk yazısı güzel bir tatlı ve keyifli bir film ile olsun...

Geçtiğimiz cuma akşamı eşim birlikte izlememiz için güzel bir film seçmişti, bu film "Paris Can Wait" (Paris Bekleyebilir) isimli başrolünde Diane Lane'in olduğu bolca gastronomik sahne içeren çok güzel bir filmdi. Diane Lane "Under The Tuscan Sun" filmi ile hali hazırda çok beğendiğim bir oyuncudur bu film ile sevgimi daha da pekiştirdi. Fransa'da geçen, oldukça güzel görüntüler eşliğinde ilerleyen, bolca yemek yenilen, tarih ve doğanın buluştuğu sahneleri ile bu keyifli filmi izlemenizi tavsiye ederim. 

Neyse asıl konumuza gelelim. Filmde kahramanlarımız sıkça çok iyi ve ünlü restoranlarda yemek yiyorlar ve bu yiyeceklerin hepsi nefis görünüyor. Filmi izlerken hissettiğim duygu hadi Neslihan kalk mutfağa gir ve güzel bir şeyler pişir oldu. Film geç saatte bitince arzumu sabaha bırakıp uyudum. Sabah ise ilk işim kahvaltı öncesi creme brulee (krem brule) veya diğer bilinen adıyla "burnt cream" yani yanık krema diye bilinen aslında son derece pratik ve lezzetli olan bu tatlıyı yapmak oldu. 


Blogda daha önceden yazdığım bir krem brule tarifi mevcut ama cup ölçüsü ile yazdığım bu tarifi, bu güzel film eşliğinde güncellemek ve önceki yazımda yer alan ilginç bir bilgiyi biraz daha genişleterek tekrar paylaşayım istedim. Krem brulenin kökeni neresidir konusunun tartışmalı olduğunu, Fransız Mutfağı'ndan bir tarif olarak bilinmekle birlikte aslında İngiliz ve İspanyol olduğuna dair yerinde iddialar bulunduğunu söyleyebilirim. İspanya'ya gidenleriniz crema catalana diye nam salmış olan tatlının aslında krem bruleye çok yakın bir tarif olduğunu farketmişlerdir. 



Creme Catalana da krem brule gibi aslında "custard cream" diye geçen, temel olarak süt ve yumurtadan yapılan muhallebi, krema  gibi düşünebileceğimiz bir baz taban üzerinde şekerin karamelize edilmesiyle yapılan bir tatlı. Aralarında malzeme ve yöntem açısından ufak farklar mevcut. Creme Catalana toprak kaplarda, süt ve krema karışımı ile nişasta eklenerek yapılıyor ve geleneksel olarak üzerindeki şeker pürmüz yerine kızgın demirler ile yakılıyor. Genellikle portakal kabuğu rendesi ve tarçın ile aromalandırılıyor.   



Krem bruleyi de farklı aromalar ile hazırlamak mümkün ama klasik olarak vanilya ile aromalandırılıp, krema ile hazırlanıyor. Krem brule için de sütün eklendiği tariflere rastlayabilirsiniz ama krema ile yapıyorum. Aromaya gelince bize özel olarak damla sakızlı olabilir, meyve kabukları rendesi ve tarçın, karanfil gibi baharatlar olabilir ama bu tatlı için en klasik hali en lezzetli hali diyebilirim. 



Fotoğraflarda yapım sürecine ilişkin aşamalar var, bir kaç püf noktasına dikkat ederek bu lezzetli tatlıyı kolayca evde yapabilirsiniz. Ayrıca bu tarifin videolu hali uzman tv'deki hesabımda mevcut verdiğim linkden izleyebilirsiniz. Ölçüler kişi bazında olduğu için farklı gelebilir, oradaki tarif 4 kişilik, burada yazdığım 6 kişilik, porsiyonlamayı kendinize göre ayarlayabilirsiniz. 


Malzemeler: (6 Kişilik)

- 600 ml krema
- 2/3 su bardağı şeker
- 6 yumurta sarısı
-1,5 çay kaşığı doğal vanilya özü (bir vanilya çubuğunun taneleri)
- Üzeri için 6 çay kaşığı esmer veya beyaz şeker

Yapılışı:


Kremamızın içine vanilya özütünü veya bıçakla kesip içini çıkardığımız vanilya çubuğunun tanelerini koyup, aromanın kremaya geçmesi için ısıtıyoruz. Kaynama noktasına gelmeden ocaktan alıyoruz. Ayrı bir karıştırma kabında, yumurta sarısı ve beyaz şekerimizi çırpıyoruz. Ilınmış olan kremamızın içine ekleyip iyice çırpıyoruz. Vanilya taneciklerini almak için süzgeçten geçiriyoruz. Karışımımızı ufak fırın kaplarına boşaltıyoruz ve karışımın üzerinde oluşan kabarcıkları, söndürüyoruz. Fırın kaplarını içine koyacağımız tepsimizin tabanına ıslak bir havlu yerleştiriyoruz ve fırın kaplarını koyuyoruz. (Krem brule için en uygun fırın kabı fotoğrafda gördüğünüz daha yayvan olan yuvarlak kaptır, kremanın daha kolay pişmesini sağlamak için tercih edilir, ama benim yaptığım gibi farklı kaplarda da çok kalın olmayacak şekilde pişirebilirsiniz.) Tepsimizin içine kapların yarısına kadar gelecek şekilde kaynamış su koyup, önceden 160 dereceye ısıtılmış fırında 35-40 dakika pişiriyoruz. Fırından alırken kremamız hala jöle gibi sallanıyor olacaktır. Tepsiden aldığımız fırın kaplarımız soğuyunca buzdolabında iyice soğuyup kıvamı katılaşana kadar 3-4 saat  dinlendiriyoruz. Sonra üzerlerine 1’er çay kaşığı toz şekeri serpiştirip pürmüz ile yakıyoruz. Şekeri daha fazla veya daha az yapmak mümkün, arttırırsanız üzerindeki tabaka kalınlaşacaktır, ben daha ince kıvamda tercih ettiğim için 1 çay kaşığını yeterli buluyorum. Eğer pürmüzünüz yoksa aynı şekilde şekeri serpiştip, ısıntılmış 180 derece fırınınızın üst ızgarasanı yakın olarak yerleştirip sadece üstten pişirme yaparak, şeker eriyip, karamelleşene kadar pişirebilirsiniz. Bu aşamada çok dikkatli olun, çok çabuk pişebilir, yanmaması için kontrollü olamakta fayda var. Sonrasında tatlımızı buzdolabında tekrar soğutup, servis yapıyoruz. Tatlımızın en iyi servis zamanı da şeker karemalizasyonu sonrası tekrar soğutma yaptığımız zaman oluyor, çünkü eğer uzun süre beklerse üzerindeki şeker yumuşamaya başlıyor ve üst tabakada olması gereken çıkırtı kayboluyor. Afiyet olsun…

Devamını Oku...

12 Ocak, 2017

SÜT REÇELİ / SÜT KARAMELİ - DULCE DE LECHE


Süt reçeli ile tanışmam 7-8 yıl öncesi takip ettiğim yabancı bloglardan biri sayesinde olmuştu, eskiden beri karamel tadında olan lezzetleri severim. Yabancı blogda "dulce de leche" kullanılan bir tarif paylaşılmıştı ben de doğal olarak nasıl temin edebilirim veya  evde nasıl yaparım araştırmasına girdim. O zamanlar süt reçeli için Türkçe bir kaynak bulamadım. İlk rastladığım tarifler de yoğunlaştırılmış sütün fırınlanması şeklindeydi ki burada kullanılan yoğunlaştırılmış sütte hazır bir malzemeydi ve zorlukla bulduğum malzeme ile bir kez denedim ve lezzetinden çok memnun kalmadım. 

Sonraki dönemde yine yabancı kaynaklardan (özellikle bir web sitesi vermiyorum, pek çok sitede aynı tarif paylaşılmış, zaten türkçe olarak da pek çok paylaşım var artık, tarif çok standart) bulduğum normal sütle yapılan tarifi uyguladım. Bu defa sonuç muhteşemdi ve süt karameli hayatımıza çıkmamak üzere girmiş oldu. Evde yoğurdumuzu yapmak için aldığım çiğ süt ile kavanoz kavanoz süt reçeli yapar oldum. Hatta Yağmur'un 2. yaş günü partisi için misafirlerimize hediye olarak minik kavanozlarda süt reçeli yapmıştım ve doğum gününe katılanlardan bolca beğeni ve tarif sorusunun yanısıra seri üretime geçme önerisi almıştım.

Alacarte by Neslos'u takip edenler bilirler, kahvaltı davetlerinde hep masamızda olan bu lezzet , son blog buluşmamızda da vardı ve instagram üzerinden çokça tarif istendi. Ben de artık nihayet yazabiliyorum tarifi. Malzemeler başta da belirttiğim gibi standart, süt, şeker ve karbonat, isteğe bağlı olarak tadı dengelemek için az miktarda tuz. Ben reçeli yaparken şimdiye kadar tuz kullanmadım ancak tuzlu karamelin lezzetine yapılan övgüleri düşünürsek, iyi bir tuzun az miktarda kullanılabileceğini düşünüyorum. Bir dahaki sefere deneme yapıp, sonucunu da not olarak ekleyeceğim. 
Süt reçeli için bir diğer malzeme de karbonat, ne işe yarar derseniz, pişirme sırasında sütün içindeki proteinlerin pıhtılaşmasını engellemeye yarıyor. Kişisel deneyimimde bunu garantilemenin tek yolunun kısık ateşte ve yeteri kadar karıştırarak olduğunu söyleyebilirim.  Bu nedenle karbonat olmaksızın da süt reçeli yapılır. Ayrıca bazı tariflerde vanilya kullananlar var, pişme sonrasında tereyağ veya krema ekleyenler var. Ben yağlı bir çiğ süt kullandığım için ve lezzetinden kıvamından memnun kaldığım için kullanmadım ve iyi bir reçel için gerekli olmadığını düşünüyorum. Pişme sırasında, dikkatinize rağmen bir pıhtılaşma oluşursa, blendardan geçirebilirsiniz ama tarifi dikkatle uyguladığınızda kıvamı pürüzsüz, lezzetli bir reçel elde edeceğinizden eminim.


Malzemeler:

-1 litre çiğ süt
-1 su bardağı toz şeker
-1 silme çay kaşığı karbonat

Yapılışı:

Derin bir tencereye süt ve toz şekeri koyup kaynama noktasına getiriyoruz. Burada derin bir tencere tercih etmek önemli çünkü reçel uzun süre kaynayacağı için taşma ve etrafa sıçrama olasılığını azaltabiliriz. Süt ve şeker kaynayınca karbonatı ekliyoruz ve bu aşamadan sonra pişirme ateşi mutlaka kısık olmalı. Karbonatı eklediğinizde de ani bir kabarma olacak bu durum için de hazırlıklı olun. Kısık ateşte sürekli değil ama sıklıkla karıştırarak 2,5 -3 saat kadar geçen bir süre sonrasında süt neredeyse beşte bir oranında azalacak, kıvamı ve rengi koyulaşacak. Ocaktan aldıktan sonra hemen muhafaza edeceğiniz cam kaba almalısınız çünkü pişme süreci devam edecektir. Bu şekilde hazırladığınız reçel bir ay, hatta bitmiyorsa daha uzun kalabiliyor. Afiyet olsun...

Devamını Oku...

11 Mayıs, 2011

İTALYAN TRİFLE (ITALIAN TRIFLE)

İtalyan trifle

Sayfamın takipçileri İtalyanca grubumla olan buluşmalarımızdan haberdar, blogger grubum kadar düzenli olmasa da bu grubumla da mümkün olduğunca görüşmeye çalışıyoruz. Bazen bir eğlence mekanın da, bazen bir etkinlikte, bazen de içimizden birinin evinde toplanıyoruz. Bizim evde gerçekleşen daveti yazmıştım burada, bu buluşmadan sonra bir kahvaltı buluşması yaptık, Sena ve Kurtça'nın evinde ve daha düzenli buluşalım diye hemen o gün bir sonraki buluşmayı kararlaştırdık. 1 Mayıs günü Tanju ve Kerem'in hazırladığı harika yemek masasının etrafında buluştuk. Çok eğlendik, çok yedik, çok keyifle geçen o günün esprisi "en güzel işçi bayramı kutlaması" idi aramızda.

İtalyanca-01.05.2011

Keyifli soframızın ufak bir kolajı yukarıda. Ufak diyorum çünkü, yeyip, gülmekten deniz ürünleri ağırlıklı menünün diğer yemeklerini (ıspanaklı ve somonlu penne makarna, fırında balık, kremalı fırın patates, limonlu sorbe) çekememişim. Tabi masada en çok puanı çok pratik olmasına rağmen ızgara kabaklar aldı, hatta yemeğe gecikenlere bırakmayı bile düşünmeden bitiriverdik:) Azizeciğimin sardığı yaprakları da unutmamak gerek, özel istekti, ellerine sağlık:)

Ben de genelde yaptığım gibi buluşmaya bir tatlı ile gittim; İtalyan trifle...

Trifle krema, meyve, sünger kek ve krem şanti (veya çırpılmış krema) ile hazırlanan bir tatlı, benim yaptığımı İtalyan yapan ise Marsala şarabı ile hazırlanan bir şurubun kullanılması ki bu şarap tiramisuda da kullanılan şaraptır. Trifle çok farklı şekillerde hazırlanmaya uygun, değişik meyveler, değişik aromalarda şuruplar ve keklerle, üzerine kremşanti, dondurma gibi eklemelerle, görselliği ve lezzeti zenginleştirilebilecek bir tatlı. Tabi bu görsellik için benim kullandığım gibi ayaklı olmasa bile şeffaf camdan derin bir kase seçmenizi öneririm. Ben tatlıyı hazırlarken üzerine ayrıca krem şanti eklemedim, vaktim azalmıştı ve kalorisini arttırıp, ağırlaştırmak istemedim. Bir dahaki sefere süsleme için az miktarda yapmak niyetindeyim. Tarif kaynağından farklı olarak bir de evde bulunmasına rağmen şurubumu Marsala şarabı yerine yine tatlı bir İtalyan şarabı olan İl santo ile hazırladım. Orjinal tarif buradan, ben bazı farklılıklarla uyguladım ve tarifim şöyle;

Malzemeler (8-10 kişilik):

Kreması için:

-1 litre süt
-4 yumurta sarısı
-1,5 su bardağı toz şeker
-1/3 su bardağı mısır nişastası
-1 çay kaşığı vanilya özütü*

Şurubu için:

-1/3 su bardağı toz şeker
-2 adet portakalın kabuk rendesi (ince rendelenmiş)
-1 su bardağı portakal suyu
-1/2 su bardağı il santo veya marsala şarabı*

Kek ve süsleme için:

- 1 adet sade veya kakaolu hazır pastaban*
-8-10 adet çilek
-Beyaz çikolata rendesi
-Taze nane yaprakları

* Vanilya özütü yerine 1 vanilya çubuğunu uzunlamasına 2'ye kesip içini çıkararak sütü ısıtırken ekleyip, daha sonra süzebilirsiniz.

*Şarap olarak marsala veya il santo yerine aynı miktarda bir tatlı şarap veya yarısı kadar portakal likörü kullanabilirsiniz. Alkol istemezseniz koymayabilirsiniz.

*Kek olarak hazır kek yerine kendi yapacağınız bir sünger keki veya kedidili bisküvilerini kullanabilirsiniz.

Yapılışı:

Trifle yapımına kremamızı pişirerek başlıyoruz. Derin bir tencerede sütümüze, yarım su bardağı şekerimizi ve vanilya özümüzü ekleyip şeker eriyene kadar orta ateşte ısıtıp ocaktan alıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz. (Vanilya çubuğu kullanmışsak, sütümüz tekrar oda sıcaklığına gelince vanilya tohumlarını süzerek çıkarıyoruz)

Ayrı bir karıştırma kabında yumurta sarılarını, nişastamızı ve kalan şekerimizi mikser ile çırpıyoruz, süt karışımımızdan 1 su bardağı alıp, yumurtalı karışıma ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. Daha sonra bu karışımı tenceredeki süt karşımına ekleyip, sürekli karıştırarak pişiriyoruz. Kremamız kıvam alıncaya kadar pişirip ocaktan alıyoruz ve ısıya dayanıklı bir kaba alıp soğumaya bırakıyoruz. (Tencerede bırakmıyoruz pişmeye devam etmemesi için) Üzerinin kabuk tutmaması için ise streç filmi direkt kremanın üzerine koyup, en az 3 saat vakit varsa 1 gece buzdolabında dinlendiriyoruz.

Kremamız soğuyup, dinlenirken eğer hazır kek kullanmayacaksak keki hazırlayabiliriz. (Yakın zamanda sayfayı sünger kek tarifi ekleyeceğim, bu tarifi kullanabilirsiniz)

Tatlımızın şurubu için tüm malzemeleri bir sos tenceresinde şeker eriyip, şurup kaynayana kadar pişiriyoruz ve soğumaya bırakıyoruz. Nefis portakal kokulu ve lezzetli bir şurup oluyor, bu tarif dışında da pek çok tatlıya uygulanabilir. (şurubun kıvam almasına gerek yok, normal sıvı kıvamında olması yeterli)

Trifle tatlımızı bir araya getirmek için, kekimizi 3'er santimlik kareler halinde kesip, hazırlıyoruz. Derin bir cam kaseye önce az miktarda kremamızdan koyuyoruz üzerine şurubumuza batırdığımız kek karelerimizden 3-4 adet koyup, bu şekilde malzemelerimiz bitene kadar en üst kat kremadan oluşacak şekilde devam ediyoruz. Üzerini dilimlenmiş çilekler (sap kısmı kesilmeden), beyaz çikolata kırıntıları ve nane yapraklarıyla süsleyip, soğumaya bırakıyoruz. Kaselerle servis ediyoruz. Afiyet olsun...

Not: Bu tatlıyı, 1 porsiyonluk ufak cam kaseler veya ayaklı uygun bardaklarla da hazırlayıp, servis yapabilirsiniz. Büyük kase kullanacaksanız, keki kasenin çapında kesip, kat kat olacak şekilde hazırlayabilirsiniz, ayrıca çilek yerine başka meyveleri (muz, böğürtlen, frambuaz gibi) tercih edebilir ve meyveleri de tatlının katları arasına koyabilirsiniz. Üzerini süslemek için de çırpılmış kremanın yanısıra, hindistan cevizi, kakao, bitter çikolata rendesi, file badem veya fındık da kullanabilirsiniz.
Fotoğraflarda cam kase buğulu çünkü buzdolabından çıkarıp çektim, masada bekleyenler olduğu için etrafını silmeye fırsatım olmadı:)

İtalyan trifle
Devamını Oku...

03 Ocak, 2011

YALANCI TAVUK GÖĞSÜ İLE ÜÇ RENKLİ TATLI ve BLOG HABERLERİ

3 renkli tatlı

Yeni yıla tatlı bir tarifle başlayalım. Tatlı yiyelim tatlı yaşayalım...

Ben 2011'e blogda ufak tefek değişikliklerle başladım. Onları da yılbaşı itibariyle duyurayım istedim. Sayfanın solunda bulunan ögeler arasına iki yeni bağlantı daha ekledim aradıklarınızı daha kolay bulmanız için, "Farklı Şeyler" ve "Peçete Katlama". Farklı Şeyler'de güzel ve farklı sunum önerileri için, Peçete Katlama'da ise peçete katlama modelleri ile ilgili yazılar için kısayol tuşu var. Ayrıca Alacarte artık Facebook'da, Facebook sayfasının bağlantısını da sayfanın solunda bulabilirsiniz.

3 renkli tatlı İtalyanca grubuma tuzlularla dolan midelerimizi ferahlatmak için yaptığım sütlü bir tatlı. Tatlının temeli yalancı tavuk göğsü tarifi ile. Ailenin kalabalık olduğu zamanlarda evimizde sıklıkla yapılan bir tarifti. Davet için menü oluştururken uzun süredir yapmadığımı farkedip, biraz farklılık katarak uygulamaya karar verdim. Genelde limonlu olarak orta boy bir cam tepsi ile yaptığım bu tarifi bu defa 3 farklı lezzet ile bardaklarda sundum. Ama bu boy bile fazla geldi, bardakları paylaşarak yedi grubum. Bir dahaki sefere daha ufak tadımlık bardaklar kullanmayı planlıyorum. Sizlerde bardakla sunacaksanız daha ufak bardaklar tercih edebilir, sade veya tek bir aroma ile hazırlayabilir veya yine 3 farklı aroma ile cam tepside kat kat hazırlayabilirsiniz. Pratik ve lezzetli tarifimize gelince;


Malzemeler:

- 1 litre süt
-1,5 kahve fincanı un
-1 tatlı kaşığı buğday nişastası
-2 kahve fincanı toz şeker
-100 gr tereyağ
-1 tatlı kaşığı vanilya
-1 limonun kabuk rendesi
-1,5 yemek kaşığı Antep fıstığı tozu
-1 tatlı kaşığı kakao+50 gr bitter çikolata
-Süslemek için ahududu reçeli ve damla çikolata

Yapılışı:

Terayağını eriterek unu kokusu gidene kadar kavurduktan sonra nişastamızı ekliyoruz. Derin bir kasede süt şeker ve vanilyayı karıştırıyoruz ve tenceremize unun topaklanmasını önleyerek yavaş yavaş ilave ediyoruz. Sütümüz kaynayıp, kıvam alıncaya kadar karıştırarak pişiriyoruz. Daha sonra karışımımızı 3 eşit parçaya bölüyoruz ve birine limon kabuğu rendesi, diğerine kakao ve bitter çikolatayı (ufak parçalara kırıp, sıcakken karıştırıyoruz, erimesini sağlamak için) ve 3.süne Antep fıstığı tozu koyup, sakız kıvamına gelene mikserle çırptıktan sonra, sırayla servis yapacağımız kaselere koyuyoruz. Ahududu reçeli ve damla çikolata ile süsleyerek servis yapıyoruz.. Afiyet olsun.

3 Renkli tatlı-1
Devamını Oku...

10 Ağustos, 2010

KREM BRULE (CREME BRULEE)

krem-brule
Yaz geç geldi ama çok sıcak geçiyor, nem hayatı oldukça zorlaştırıyor. Ben de bu ayarsız havadan payımı aldım, geçtiğimiz haftasonunu hasta yatarak geçirdim. Dışardaki sıcağın üzerine kapalı ortamların kliması hasta etti. Neyse uzun aramızı güzel bir tatlı ile bozalım ve sonraki günler bu lezzetli tatlının tadında geçsin.
Krem brüle, yani "yanmış krema" yeniyıl soframızdan bir lezzet, daha sonra da birkaç kez yapıldı ve işyeri arkadaşlarına bile götürüldü ve herkesten tam not aldı ve tarifi iyice tescillenmiş oldu. Bu tatlıyı yapmadan önce yaptığım araştırmada, şimdiye kadar Fransız olduğunu düşündüğüm lezzetin aslında İngiliz tatlısı olduğunu, ancak Fransızlar tarafından benimsendiğini öğrendim. Sonuçta son derece lezzetli ve birkaç püf noktası dışında oldukça kolay bir tatlı. Krem brüleyi hazırlarken evdeki kitaplarımdaki tariflerle, netteki tarifleri karıştırarak en pratik ve lezzetli yolu seçmeye çalıştım. Ben yeniyıl yemeğimiz için klasik olarak hazırladım ancak damla sakızlısı da aklımda, kahveli, limonlu, portakallı ve lavantalı da yapmak mümkün, bu lezzetler için yapılacak şey; aşağıdaki tarifte kremayı ısıtma sürecinde aroma kaynağını ekleyip, yumurtayla karıştırmadan süzmek. Bir de bu tatlıyı aslında daha yayvan fırın kaplarında ince bir tabaka halinde hazırlamak daha doğru yol, ben evdeki folyo kapları yeniyıl sofrasına koymak istemediğim için, remkinlerimi kullandım, daha sonraki yaptıklarımda ise ince kaplarla tam kıvamını yakalamış oldum. Bu kadar açıklamanın üzerine tarifimiz şöyle;

Malzemeler: (4 Kişilik)

- 2 cup krema
- 1/3 cup şeker
- 4 yumurta sarısı
- ½ çay kaşığı doğal vanilya özü (Yarım vanilya çubuğu)
- Üzeri için 4 çay kaşığı esmer şeker

Yapılışı:

Kremamızın içine vanilya özütünü veya bıçakla kesip içini çıkardığımız vanilya çubuğunun tanelerini koyup, aromanın kremaya geçmesi için ısıtıyoruz. Kaynama noktasına gelmeden ocaktan alıyoruz. Ayrı bir karıştırma kabında, yumurta sarısı ve beyaz şekerimizi çırpıyoruz. Ilınmış olan kremamızın içine ekleyip iyice çırpıyoruz. Vanilya taneciklerini almak için süzgeçten geçiriyoruz. Karışımımızı 4 adet ufak fırın kabına boşaltıyoruz ve karışımın üzerinde oluşan kabarcıkları, söndürüyoruz. Fırın kaplarını içine koyacağımız tepsimizin tabanına ıslak bir havlu yerleştiriyoruz ve fırın kaplarını koyuyoruz. Tepsimizin içine kapların yarısına kadar gelecek şekilde kaynamış su koyup, önceden 160 dereceye ısıtılmış fırında 30-35 dakika pişiriyoruz. Fırından alırken kremamız hala jöle gibi sallanıyor olacaktır. Tepsiden aldığımız fırın kaplarımız soğuyunca buzdolabında 4 saat kadar dinlendiriyoruz. Sonra üzerlerine 1’er çay kaşığı esmer şekeri serpiştirip pürmüz ile yakıyoruz. Buzdolabında tekrar soğutup, servis yapıyoruz. Afiyet olsun…
Devamını Oku...

29 Eylül, 2008

BAYRAMLIK TATLAR VE TATLILARLA, İYİ BAYRAMLAR

Tatil bitip İstanbul'a döner dönmez ramazan ayı da başlamıştı, 30 gün büyük bir hızla geçiverdi, hayallarimdeki iftar sofralarını kuramamanın üzüntüsü var ama bayramlık lezzet önerileriyle herkese iyi bayramlar dilemek istedim.

Eski günlerin bayramlarını özlüyorum, en çok da annemin elinden çıkan baklavaları... Oruç günlerinden sonra tüm aile yapılan kahvaltıları... Şimdilerde hepimiz büyüdük ve farklı yerlerde kendi evlerimizde yaşar olduk ve maalesef istediğimiz kadar çok görüşemez...
Ben bu bayramın tatlı sohbetlerin yapıldığı, tatlı likörlerin içildiği, tatlı lezzetlerin yenildiği, güzel buluşmaların yaşandığı günler olmasını dileyerek, bayramlık lezzet önerilerimi paylaşıyorum.




Bayramın anlamına özel cevizli baklava veya fındıklı gül tatlısı....







Vakit daraldı diyenlere nefis bir revani veya sütlü irmik tatlısı (prenses tatlısı)....
















Tabi bunlarla çikolata yanına likörü unutmamak gerek, el yapımı çikolatalarla kahve likörü, çilek likörü veya tarifimi daha önceden hazırlamış olanlara vişne likörü....
BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN, HERKESE İYİ BAYRAMLAR
Devamını Oku...

12 Mayıs, 2008

ÇİLEKLİ KEDİDİLİ PASTA


Blogu güncelleme sıklığımın azaldığının farkındayım, yeni birşeyler denemiyor değilim ama iş yoğunluğu nedeniyle tarifleri yazıp, fotoğrafları aktaracak zaman bulamıyorum. Aslında bu tarifi anneler gününden önce yazıp, bu özel gün için hafif bir seçenek olarak önermeyi planlamıştım ama olmadı, çünkü ablamı ziyaret gitmiş olan annemin yanına gittim ben de haftasonu için. Kısa ama keyifli ziyaret için annemde orada kaldığı süreyi uzattı, babam da gelince hep beraber güzel bir haftasonu geçirmiş olduk. Hep birlikteyken onlara da bu pastadan yapmayı planlamıştım ama kısıtlı zamanı mutfakta geçirmeye yoğun itirazlar gelince (onlar ben gelmeden yeterince hazırlık yapmışlardı:) bu lezzeti paylaşmayı başka zamana bıraktık. Ben de bu vesile ile geç de olsa tüm annelerin anneler gününü kutlamak istiyorum.

Lezzetli ve hafif bir tatlı seçeneği olan çilekli pastamızın tarifi şöyle;

Malzemeler:

-20 adet kedidili bisküvi
-250 gr çilek
-5 su bardağı süt
-1 su bardağı toz şeker
-1 yumurta
-3 çorba kaşığı un
-2 tatlı kaşığı nişasta
-1 paket vanilya
-1 çay kaşığı sıvıyağ
-1 tatlı kaşığı pudra şekeri

Yapılışı:

Pastamızın önce kremasını hazırlıyoruz. Bunun için sütü, şekeri, yumurtayı, un ve nişastayı karıştırarak kısık ateşte kıvam alıncaya kadar pişiriyoruz. Ocaktan almadan hemen önce vanilyamızı ekliyoruz. (Tencerimize önce un ve nişastayı koyup, sonra sütü yavaş yavaş eklersek karışımız pürüzlenmesini önlemiş oluruz) Kremamız hazır olunca ılınana kadar bekliyoruz ve bu arada karıştırarak üzerinin kaymak tutmasını engelliyoruz. Kelepçeli veya çember bir kalıbı servis tabağımızın üzerine yerleştiriyoruz. (ben 20 cm'ye ayarladığım çember kalıp kullandım) Kalıbın kenarlarını çok hafif sıvıyağ ile yağlayıp, pudra şekerine buluyoruz ve pudra şekerinin fazlasını kalıbı sallayarak alıyoruz. Ortadan ikiye kestiğimiz çileklerin iç taraflarını kalıbın iç kenarına diziyoruz, tüm iç yüzeyi kaplayınca tabanına biraz kremamızdan döküp, üzerine kedidili bisküvilerimizi ve halka hakla dilimlediğimiz çilekleri diziyoruz ve kremamızdan dökerek bisküvi ve çileklerin üzerini kapatıyoruz. Kalan kedidili bisküvilerimizi de dizip üzerine kalan kremamızla kapatıp 2-3 saat buzdolabında bekletiyoruz. Pastamızın etrafından kalıbımız çıkarıyoruz. Servis yaparken dilimlediğimiz çilek ve çikolata ile süslüyoruz. Afiyet olsun...

Devamını Oku...

27 Ocak, 2008

GOFRET PASTA

Gofret Pasta evde geçirdiğim ender zamanlardan birinde televizyonda rastladığım bir tarif, aslında orjinal bir tarafı yok, bir çoğumuz pastaların etrafını gofretlerle süslüyoruz ve prenses tatlısını biliyoruz. Ama bunların birarada olması hoşuma gitti ve hemen yapıp görüntüledim. Tarifi Fatoş Yağcı veriyordu ben fikrinden faydalandım açıkcası. Programda çikolatalı gofret ve çikolata sos kullanılmıştı ben ise meyveli sos ve vanilyalı gofret kullandım. Tarifin en cazip tarafı çok pratik ve şık görünümlü olması. Yarım saat gibi bir zamanda hazırladım ve dolapta geçirdiği 3 saatten sonra keyifle yedik. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler: ( 24 cm'lik kelepçeli kalıp için)

- 2 ölçü prenses tatlısı
- 1 paket hazır çilek ve böğürtlenli meyve sosu
- 3 paket vanilyalı gofret
- Süslemek için hindistan cevizi

Yapılışı:

Kelepçeli kalıbımızın altına 2 ölçü hazırladığımız prenses tatlımızdan 2-3 kaşık koyup, gofretlerimizi kalıbın kenarına dik şekilde diziyoruz. Kalan tatlımızı kalıbın ortasına döküyoruz burada dikkat etmemiz gereken tatlının çok sıcak olmaması, çünkü gofretleri yumuşatabilir ama aynı zamanda irmikli tatlı çok çabuk katılaştığı içinde kıvamını kaçırmamalıyız. Üzerindeki tarife göre hazırladığımız meyveli sosu, tatlımız biraz ılınınca üzerine döküyoruz ve soğumaya bırakıyoruz. 3-4 saat buzdolabında dinlendirdikten sonra kelepçeli kalıbımızı açarak, pastamızı çıkarıyoruz. Üzerini hindistan cevizi ile süsledikten sonra dilimleyerek servis yapıyoruz. Afiyet olsun...
Devamını Oku...

20 Eylül, 2007

RAMAZAN GELDİ, HOŞ GELDİ- SAKIZLI GÜLLAÇ

Ne güzel oldu, bol bol etkinlik yapıyoruz, bu ayın 2. etkinliğinin ev sahibi Süheyla ve Diyalog Yemekleri. Etkinlik konumuz ise ramazan yemekleri, ben de ramazanın müjdecisi güllaç yaptım, ama bir farkla bu sakızlı güllaç. Damla sakızı sevenlerdenseniz, kesinlikle beğenirsiniz, sevmeyenlerdenseniz, tariften sakızı çıkartıp, aynen uygulayabilirsiniz.
Güllaç Osmanlı mutfağından günümüze gelmiş bir tatlı, içine eklenen gül suyundan almış ismini ve ramazan ayında tercih edilmesinin sebebi sütlü ve hafif bir tatlı olması.
Bu benim ilk güllaç denemem, çok sevmeme rağmen evde yapmayı düşünmemiştim, etkinlik vesile oldu. Güllaç yapımı kolay ve lezzetli bir tatlı, bu nedenle hep düşünürüm, yılın diğer zamanlarında neden olmaz diye. Tabi bize ramazanı hatırlatıp, lezzetini özletmesini de seviyorum. Gelelim tarife;

Malzemeler: ( 8 kişilik)

-6 adet güllaç yufkası
-6 su bardağı süt
-1 su bardağı şeker
-2 yemek kaşığı gülsuyu
-2 küçük damla sakızı
-File fındık, fıstık, badem
-Yarım marın teneleri

Yapılışı:

Sütü, şekeri, gülsuyunu ısıya dayanıklı bir kapta karıştırıp, ısıtıyoruz. Kaynamayacak, elimizi yakmayacak ama sıcak olacak şekilde ısıtacağız. Sütlü karışımdan 1/2 su bardağı kadar sütü bir çezveye alıp, içine sakızları atıp, sakız eriyene kadar kaynatıyoruz ve sakızlı sütü, tekrar gülsuyu eklediğimiz süte karıştırıyoruz. Böylece damla sakızı erimiş ve süte iyice karışmış oldu ve tüm sütü gerekenden fazla ısıtmadık. Sütümüzün 2,5 bardağını büyükçe bir tepsiye döküyoruz ve güllaç yufkalarını tepsiye batırıp, ters yüz çevirerek, servis kabımıza koyuyoruz ve üzerine 1 kepçe kadar kalan sütten döküyoruz. 3 güllaç yufkasını bu şekilde hazırladıktan sonra arasına fındık, fıstık, badem veya ceviz serpiştiriyoruz. (Ben ara kata file badem koydum.) Sonra kalan 3 güllaç yufkasını da aynı şekilde hazırlayıp, üst üste koyuyoruz. Kalan sütü üzerine döküp, çekmesi için yarım saat kadar bekletiyoruz. Sonra üzerini fındık, fıstık, badem, ceviz ve nar taneleriyle süslüyoruz. Ben servis tepsisine koyduğum güllacın üzerini verev olarak serpiştirdiğim, file fındık, fıstık, badem ve nar teneleriyle süsledim ve servis yaparken kalp şeklindeki kalıbımla kestim. Siz bu seçeneklerin yanı sıra ceviz, kiraz şekerlemesi veya hindistan cevizi kullanabilirsiniz. Ayrıca file yerine toz da olabilir kuruyemişler. Afiyet olsun...

Devamını Oku...

14 Ağustos, 2007

PRENSES TATLISI (İRMİK TATLISI) VE VİŞNELİ ÇİKOLATALI MUFFİNLER

Çay keyfimizden tarifleri geciktirmeden vermek istiyorum. Prenses tatlısı çoğumuzun bildiği süt ve irmikle yapılan tatlı, ben sadece servisi kolay ve şık olsun diye kalıpla dondurdum ve ortasını mor üzümlerle süsledim. Sanırım tüm meyvelerle yakışır bu tatlı, son derece hafif ve lezzetli. Tabi bu sefer daha lezzetli olmasının sebebi doğal sütle yapılmış olması.

Vişneli çikolatalı muffinlerin tarifini daha önce vermiştim. Bu defa ölçüsünü farklılaştırıp, büyük muffin kalıbında kağıtla pişirdim, şehir dışına götüreceğim için. Küçük yeğenim çok beğendi ve küçücük bedeninde 4 taneye yer bulup, babama "dede bu kağıttakiler çok güzel sen de ye" diye ısrar edince gerçekten lezzetli olduklarını anladım.
Tariflerimiz şöyle;

PRENSES TATLISI - İRMİK TATLISI

Malzemeler:

-1 litre süt
-9 yemek kaşığı irmik
-9 yemek kaşığı şeker

Yapılışı:

Şeker ve irmiği koyduğumuz bir tencereye sütüde ekleyerek, karıştırarak pişiriyoruz. Kaynayınca kıvam almaya başlıyor, ve 4-5 dakika kaynatıp ocaktan alıyoruz ve suyla iyice ıslattığımız bir kalıba döküp, oda ısısına gelince buzdolabında soğutuyoruz servis yapacağımız zaman kalıbından çıkarıp, kalıbın şekline göre mevsim meyveleri ile süsleyebiliriz. Kaynadığında hemen koyulaşmazsa merak etmeyin, bekleyince katılaşıyor, kıvamı tutmadı diye irmik ilavesi çok katı olmasına sebep olabilir. Ben sade yaptım, hatta vanilya bile koymadım, doğal sütle yaptığım için, siz isterseniz, vanilya, portakal veya limon kabuğu rendesi, hindistan cevizi (kalıbın içine veya tatlının üstünede koyabiliriz) ekleyebilirsiniz pişirirken, hatta doğranmış meyve bile ekleyebiliriz. Ama sadenin hafifliği de vazgeçilmez diye düşünüyorum. Afiyet olsun...

VİŞNELİ ÇİKOLATALI MUFFİN

Muffin tarifi aynen linkde verdiğim gibi, ama ölçüleri farklı olduğu ve geçen sefer bazı arkadaşlar ölçümü beğenmediği için yeniden yazıyorum:) Farklılık olarak yoğurt yerine kefir kullandım ama süt veya yoğurtta kullanabiliriz.

Malzemeler:
-3 yumurta
-1 su bardağı yoğurt (ben kefir kullandım)
-1 su bardağından az eksik sıvıyağ
-1 su bardağı şeker
-2,5 su bardağı un
-1 paket vanilya
-1 paket kabartma tozu
-1 su bardağı damla çikolatalı
-1 su bardağı vişne

Yapılışı:

Yumurta ve şekerimizi, şeker eriyip, karışım kabarana kadar çırpıyoruz. Sonra yoğurt(veya süt, kefir) ve sıvıyağı ekleyip, çırpmaya devam ediyoruz. Sonra kabartma tozu ve vanilya ile karıştırdığımız unu karışıma azar azar ekliyoruz. Son olarak damla çikolataları ekleyip, bir spatula veya kaşıkla karıştırıyoruz. Yağladığımız veya kağıt koyduğumuz kalıplara karışımımızı paylaştırıyoruz, daha sonra üzerlerine istediğimiz kadar vişne(ben 4'er tane koydum) yerleştirip, haififçe kekin içine batırıyoruz. Keklerimizi önceden ısıtılmış 160 derece fırında 35 dakika kadar pişiriyoruz.(Süre konusunda emin olmak için kürdan testini uygulayabilirsiniz) Afiyet olsun...
Devamını Oku...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...