arıların şuruplanması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arıların şuruplanması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6.02.2017

ARICILIK VE ŞUBAT 2017

Arıcılık ve bahar kapıya dayandı. Hafta sonu önce Darıcadan başlayıp, Pelitli, Gebze ve Ovacıktan çıktım, farklı yerlerde arılarımız var. Uzun zamandır tabir yerindeyse kaytardım arazi oldum işlerden bıkmışım, çalış çalış bıkıyorsun tek başına koş koş ve artık kaçış yok bahar geliyorum diyor.
Hafta içi bir çuval şeker aldım, Enes Emin  4 kova şurup yaptı çuval bitti, şurubu biraz koyu yaptık neredeyse bal kıvamındaydı arıya verdiğimize değsin.
Yapılan araştırmalarda 5 çıta arı aylık yarım kilo bal tüketiyor, duruma göre bazı arılara bir kilo bal ayarında şurup verildi, bundan sonra havlar soğusada arada iyi hava yakaladığımızda yeniden şurup verilir.
Verdiğimiz şurup invert olduğundan arı şurubu parçalamak için uğraşmayacak, çiğ şurup olmadığı içinde arının midesini bozup isal etmeyecektir.Benim görüşüm nosema denilen hastalık bozuk şuruplar sayesinde oluyor. Yada yeni yapılan şurubu veriyorsun, arı alamadığında şurup bozuluyor, invert şurupta bu sorun yok isterse arı bir ay almasın bozulmaz. Bazıları bizim yaptığımız şuruba zararlı desede ortaya belge koyamadılar, laflarla peynir gemisi yürümüyor, efendim hmf oranı yüksek demekten ileri gidemediler, bu kolesterol yüksek hikayeleri gibi bir şey.
Ben arılarım uçtuğunda stok sorunu varsa hemen şurup veririm. Eminin kızları, 2011 yılındaki safların devamı, suni tohumlama bunun için çok önemli, bu işler arılığındaki iyi arıdan ana arı üretmekle olmaz...
Ali Türk arıları.
Kışın böyle bir görüntü hiç hoş değil. Arı balı yemiş tavana kadar çıkmış. Sırlı bal varsa arıyı açtığınızda üstlerde arı göremezsiniz, acaba arı yokmu diye diplere bakarsınız.Bir başka deyişle arı sırlı bal üzerinde yatmaz durmaz, gezinmez. Hatta yazın bile bal kemeri oluştuysa katı geç verdik ise arı sıkışık olsa bile sırlı balı geçip kata çıkmaz. Arıcının gözlemleri önemli gördüklerinden mana çıkarmaları önemli.
Bir sürü arıcı ne yapayım, ne önerirsin diye soru soruyor, ben sorulara cevap vermiyorum, hangi birisine cevap vereceksin, soru sormakla arıcı olunmaz. Ben yaptıklarımı paylaşırken şunu yapın demiyorum, ben böyle yaptım diyorum kafası çalışan yapılanlardan ders alır.
Bu ruşette tavana dayanmış stoklarım eridi diyor. Zayıf arılara stok yaptırmak son baharda zordur, ne yaparsanız yapın karniol arısı zayıf ise güçlenmek ister ve yavruyu kesmez, yavru kesilmiyorsa stok yerinde durmayacaktır.
Bu arı iki senedir sabit arılıkta 10 çıta bal yapıyor. Yasminin kızlarından F1. İki kardeştiler birisi oğula gitti, kanatlar kesik olduğu için çekip gidemedi. Bunuda böldüm bir daha düzen tutturamadım ama bahara çıktı.Bu sene dördüncü senesi olacak, bu arıdan erkek alıyorum ve benim için çok değerli. Bununda sotoklar azalmış. Buna 15 ocakta şurup vermiştim. 2-3-4 şubat günleride günlük şurup verdim. Verdiğim şurubu ertesi gün bakıyorum almış oluyordu, pazar günü içini inceleme fırsatım oldu. Arı karda kışta yavru yapmış kapalı yavru vardı.
Yasmin F1 ve kapalı yavrusu yavru alanı açılıyor, üç sefer şurup vermeme rağmen içim rahat etmedi yandaki kovandan bir çıta bal aldım. Üçüncü çıtaya baktım yumurta ve yavru yok biraz polen vardı araladım yavruya kapak olacak şekilde alttaki balı verdim.

Bu bal yasminin kızını hiç bir şey vermesem bile artık bahara çıkartacaktır.
Dış kapak çıtasındaki durum, açık balları artık yavru alanına çekeceklerdir.
Arıcılıkta çok ilginç işler yaşadım bu arıda onlardan Kırşahin. 2015 Yılında tohumlanmıştı, müşterilerimden birisi kışın 1000 lira yatırdı baharda alacağım diye baharda gelmedi. Aradım bel fıtığı olmuş arıcılığı bırakacağım filan dedi, parasınıda istemedi damızlık iki yıldır bekliyor, inşallah 2017 baharına çıkacak, kırşahin damızlıkta  kapalı yavru vardı bu haftaki kontrolde.

Üzüldüğüm bir damızlık kaybı vardı, geçen yıl bir dostum tarafından Slovenya karniolu hediye etmişti, işin garip tarafı ondan damızlıklar üretip satmıştım kendimde bırakmamıştım, yedeğinin olmaması beni üzdü. Hediye veren arkadaşımda vardı, baharda yumurtasını alıp f1 lerinden erkek alıp yedeklemem lazım, bir şeyi kaybettiğinizde yerine koymak çok zor oluyor.
Ali Türk yerli havuzunda harmanlanması lazım.
En değerli damızlıkları alıp, en fazla iki sene sonra kaybettiğinizde yapacak bir şeyiniz kalmıyor. Suni tohumlama konusunda oldukça iyi yere geldim, yılların verdiği tecrübeler önemli, suni tohumlama benim için kolay ama ilk başlayanlar için acayip zordur, ama birileri bu işi yapıyorsa sizin eksiğiniz nedir, bir iki sene uğraş tığınızda başarı gelecektir.
Ballıbabalar açmaya başlamış, Darıcada.
Bu bitkide çok polen veriyor.
Darıcada 3 farklı renk polen geldi. Gebze ve Pelitlide daha ortalıkta çiçek yok, köylerde fındık varsa polen gelir.
Ana arı kutularıda yavruya başlamışlar, sıradan bir kontrol yapıldı.
Polen getirmiş bir arı.
15 civarı ana arı kutusu sönmüş işin garip tarafı sönen kutularda stoklar duruyor.
Mevsimin ilk erkek arısı :)
Darıcada görüldü, peşinden Gebze'de bir erkek arı daha gördüm.
Feshanede bir körükçü ile görüşmüştük. Dedim ki bize bir körük geldi 5 yıldır kullanıyoruz sanki ilk günki gibi açılıp kapanıyor, içine ne koyarsan koy soba gibi yakıyor sönmüyor.  Körükçü bizim körüklerde iyi falan filan...
Ben bir sezonda 4 körük parçaladığım oldu, bir sefer yanık unut kapağını açamıyorsun bizdeki körükleri.
Kimse yaptığı malzemeye toz kondurmuyor ama malzemeler ortada.
Bu körüğün resimlerini körükçü istedi,bende bu hafta körüğün videosunu çektim.
Körüğü bize Manos getirmişti, Yunan körüğü, bulsam 2 tane alır kenara koyarım. Derisine bir şey olmadı, kapağı yapışmıyor tutuşturduğunda sönmüyor.
Bazen kızıyorum basit bir açı ile körük çok rahat çalışacak, bizim körükleri yeni iken açıp kapatmak sorun, birde kurum olduğunda nasıl çalışsın. Darıcada çalışırken yemek haberi geldi.
Bizim atölyede ziyafet varmış, kaçarmı.
Zeki usta araba almıştı nihayet arabasının yemeğini yedik, gerçi iki kişi ortak keçi alacaklardı, tavuğa fit olduk.
Ziyafet yorgun yorgun süper oldu. Cumartesi Enes Emin ile çalıştık, pazar günü arazi :)
Bahçede geçen yıldan çeliklediğim siyah incirleri söküp yeni yerlerine diktim.
Cumartesi günü böyle bitirdik ertesi gün ilk etapta pelitli var, zaman olursa Zaim abiye oradan Ovacık'a gidilecek.

Bir ara bazılarına naylon örtü uzun süre sorun oldu. Kapak izoleli ise niye tavanda rutubet biriksin. Benim eski su kontrası ruşetlerden kışa girmeden köpük ruşete alacaktım, aktaramadık bahara çıkıyor. Ülkemizde en büyük sorunlardan birisi üsten havalandırmalı kapaklardır ve bu yüzde bir çok kovan rutubet yapıyor. Kışa girerken üstten köpük örtüye yapışırsa iyi bir izole olur, çuvalla, başka örtüler ile bu izoleyi yakalamak zor..
Erken ilkbaharda şurup vermek biraz birikim gerektirir, öncelikle şurup arılara az verilmeli. Şurup alamayan varsa o bölme veya kovan anasız veya çok zayıftır diyebiliriz.
Zayıf arıların şurupluk dolacaksa bu şekilde yaparım arı boğulmasın. Yemliğe bir çıta koyduğumuzda gece hava soğursa arı yemlik duvarından geri gelemiyor ve şuruba düşüp ölüyor. Bu şekilde arı her türlü yaşar salkıma gidemese bile şurubun içinde ölmez.
Pelitlide bir kovan yağmalanmış, iki kovanda açlıktan ölmüş.
15 Ocakta sadece ruşetlere şurup vermiştim kovanlar bana göre sağlam stokluydu.
Açlıktan sönen kovanın birisinde bazı arılar daha hareket edenler vardı.
Yıllardır bu kadar sert kış olmamıştı, güzel hafta sonları da olmadı, arada iki kovan açlıktan öldü.
Pelitlide tüm bölmeler kovanlar açıldı, balı olanlara şurup vermedim, bazı arılar salkımdaydı, uçmuyordu, durup dururken balıda var niye ayarını bozayım şurup vererek.
İşler bitti
, Muhteşem abimin bir ay önce ayarladığı lavanta çeliklerini kovalara ektim köklenince ormana dağıtırım, şimdi sağa sola eksek bir daha bakım gerekirse nerede bulacağım.
Kovada olunca sürekli göz önünde kalır ara sıra su veririz.
Arılığın yanındaki komşu bal istemişti, balı verirken bunu gördüm.
Tepsiye tavuk yemi koymuşlar, üzerinde bisiklet jantı, tavuklar yemleri eşeleyip dağıtamıyor dedi. Süper fikir, tavuğun huyu yemi dağıtmadan duramıyordu gelde bir dağıt :)
Zaim abiyi aradım abi boşa çıktım senin arılarada bir bakalım dedim. Zaim abi hemen geliyorum dedi, yolda buluştuk, bir şeyler atıştırdık ver elini Ovacık.
Zaim abi yolda baştan bir ve ikinci kovandan şüpheleniyorum, birinci kovanı açtık kovanda arı yok terk vardı. İkinci kovada sorun yok sonuna kadar baktık sorunsuz arıların ballarıda iyi. Zaim abi acayip keyiflendi.
Öğrenmenin yaşı yok derler bana göre öğrenmenin yaşı var. Bazı insanlara bir şey öğretemezsin, deli gibi bildiğini yapar yeniliklere kapalıdır, doğru veya yanlış ille bildiğini yapacak bu kişiler öğrenime kapalıdır, yaşı ne olursa olsun. Zaim abi 3-4 senedir arılarla haşır neşir, geldiği nokta süper, kıskanmaya başladım. Öğrenmenin bazı kişilere göre yaşı yoktur diye düzenlenmesi lazım :)
Zaim abidende ayrılıyoruz benim ovacıktaki arılara iki aydır gitmemişimdir.
Sıradan buradaki ruşetlere bir göz attım iki ruşet açlık sınırında, burada 6 vardı hemen hepsini kapadık, bir daha ne zaman gelinir bilinmez.

Kalifiye eleman Bilal pazar günü bana eşlik etti.
Bala çalışan kovanlar Ovacıkta kaldı, bölme yaptığımda bölmeleri buraya atıyorum. Arılıklarımızın en soğuk olanı burası.

Ruşetleri Darıcaya indirdim İlhami abide bahçedeymiş, hepsine birer şurupluk invert verildi, bu gün arılar bize ne oldu cennetemi geldik demişlerdir, yayladan Darıca sahiline geldiler.

18.01.2016

ARICILIK VE YENİ BİR SEZON YAKLAŞIYOR...

2016 Yılının ilk arı karıştırması ve ilk invert şurup verildi. Genel olarak Darıcadaki 18 aralık ve 12 Kasım da 2 çıta bölünen arıları gündemde tuttum. Darıca da en zayıf bölmeler var. Cumartesi Darıcada iki çuval şekerden iki kazan invert yapıldı. Önce Darıcadaki arıları şurupladım, pazar günü diğer yerlere ayrıldı.Hep zayıf arıları görenler güçlü arılarımızın olmadığını sanmakta :)

2016 Yılının ikinci yayınındayım.
Birinci yayın oldukça ilgi çekmiş, ben yazı yayınlandığında tatildeydim, yani otomatik yayına hazırlanmıştı.
İşin garip tarafı bizimle küs olanlar, adımızı anmayanlar,benden bir türlü vaz geçemiyor, o yazının işlerine gelen tarafını kopyalayıp gönül eğlendirmişler. Adilik insanın genlerinde olmasın, şerefli birisi küs olduğu kişiyi takip edip onun yazılarıyla gündemde kalmaya çalışmaz, çalışıyorsa ortada bir sorun var.
Konu üretilen ana arının saflık oranıyla alakalı, zaten saf dememişiz...
Şimdi bu konuyu anlamak için bilim adamı olmaya gerek var mı bir bakalım.

Ana arı üretiyorsunuz, ana üretimi yapılan civarda fazla arı yoksa, zaten yok bir abimizin 16 kovanı vardı onunda ana arılarını ben verdim, yakın civarımda yabancı arı kalmadı. Ana arı ürettiğim arılıkta ki erkek sayısını gerekli olanın iki üç katına çıkarttığımda, arılığımdan çiftleşmek için fırlayan ana arıları çok uzaklardan gelip yakalayacak erkek arıların şansı nedir. Bazen daha ana arı arılıktan yükselmeden ana arıları erkeklerin yakaladıkları olur, buna ana arı üretenler şahit olmuştur. Bunu bilmek için bilim adamı olmaya gerek varmıdır. Bu sistemde çalışıldığında doğal saflar oluşur mu? oluşmaz mı? Zaten saf demiyorum  saflık oranı yükselecek demişim.

Bu yazıyı kopyalayıp kötüye kullanmaya çalışanlar bu konuyu kesinlikle biliyor ama bu çapsızların ortaya koyacak bir şeyleri olmadığı için kenarda bekleyip sağa sola havlamaktan başka bir icraatı olmamıştır. Adilik parayla satılan bir şey değil, maalesef, doğuştan...
Bu tür adilerin peşindekilerin kalitesinden ne olur ki...
Bu gurup daha düne kadar kendileri arılara isim koyuyordu.

Dün akşam bir video yayınladım video içinde Anadolu arısı örneği verdim. Bir arıya isim koyabilmek için anası ve babası bilinmeli dedik. Tarih boyunca Anadolu arısının safı olmamış, gen bankaları kurulmamış. Zaten böyle bir arının olmasında imkansız, Anadolu o kadar büyük bir coğrafya, batısında başka arı doğusunda başka arı kuzeyinde başka arı, güneyinde başka arılar var. Doğudaki Kafkas arısınamı Anadolu arısı diyeceğiz, batıdaki Trakya ve Muğla civarındaki arılaramı Anadolu arısı diyeceğiz, Akdenizdeki Kıbrıs arısınamı Anadolu arısı diyeceğiz, güneyimizde bulunan suriye ve İran arısına mı Anadolu arısı denilecek :))) Bu çorbanın içinden hangisi Anadolu arısı olacak. Hepsini geçtim Karniol arısını önümüze koyup bu Anadolu arısı, deseler kim itiraz edecek ?

Yıllar öncesi böyle bir çalışmaya girişilmiş, bir sürü araştırma yapılıp ertesi sene proje rafa kaldırılıp, Amerikadan getirilen Kafkaslar ile yerli arılar çaprazlanıp, ülke geneline bizim arımız ve damızlığımız budur diye dayatılmış ve hala dayatılmaya devam ediyor. Peki bu arıyı şimdiye kadar çok başarılı bulanlar niye başka arı arayışına girdi bunu hiç düşündünüz mü?...
Sonuçta bu ekipteki kişilerden birisi, Şimdi Anadolu arısı peşinde :))

Bir ıslah programı yapıp damızlıklar oluşturup ismine Anadolu arısı dersin ve böyle bir çalışma var. Bunu nereden biliyorum derseniz projeye talip olup alamayan guruptan birisiyle bir sohbetimiz olmuştu.
Devletimiz bu projeye 2 milyon TL para ayırmıştır, yani eski parayla 2 trilyon lira...
Yıllar sonrası bir ürün çıkacak ve Adına Anadolu arısı diyecekler...

Gene acayip açıklamalar oldu...
Biz cahiller, bilimcilerden dahamı iyi bileceğiz deyip konuyu kapatayım....


Pazar günü ise  cumartesiye göre daha çok yer gezmemiz gerekiyordu. Bunlar geçen yılın yaz bölmeleri, geç sonbahar bölmelerinden çok güçlü...
Bunlarada yılın ilk şurupları verildi ama biz şurup dağıtırken hava birden soğumaya başladı kulaklarımız üşüdü.

Verilen şurup invert arı alamasa bile bozulmaz.
Darıcada bazı ruşetlerde sorunlar vardı verilen şurubu nazlı alıyordu.
Sorunlu ruşetin önüne bir baktım iş bitmiş...
Yağmalanmış...
Arı zaten bir türlü toparlayamamıştı, sarabildiği alandan bunu anlıyoruz, aynı anda bölünen bir çok arının petek örmesi çıtayı tamamladı.
Darıcada kapalı yavrusu olan bölmeler vardı.
Yumurtaya başlayan bölmeler vardı.
Erkek üreten bir bölme :))
Bu bölme ana arıyı değiştirdi, ben bayağı bekledim ana arı çiftleşsin diye, çiftleşmedi ve öldürdüm. Hazır ana arı vermiştim, benim hazır ana arıyıda arılar öldürmüş ve şimdi sürünüyorlar....
Yalancılar sizi....
Yalancıya kaçmış bir bölme....
5-6 Tane yedek ana arı kenarda duruyor, baharda lazım olur stepne...
Kutularda aynı yumurta atan var, kapalı yavru olan var,

Ana arı kutularınıda şurupladım, bu soğuklar geçtikten sonra muhtemelen yavru hızlanır darıcada polen gelmeye devam ediyor.
Arada tek tük güçlü bölme var darıcada...
Pazar sabahı Darıcaya bir gün önce hazırladığım şurubu almaya gitti, şurup sıcakken taşınmıyor.
Polenle gelmiş bir arıyı şurupluk üzerinde gördüm.
Şurup vermenin gelelim püf noktalarına....
Arı zayıf yemlikte arıları boğmamak gerekiyor.
Yemlik çok güzel ayarlanmalı, yani yemlik içine ot, dal parçaları konabilir, bunu nasılsa yemliğe dal koydum diye yapmayın.
Bu arı şurupta boğulacak bir arı değil, zaman müsait değildi tam bakamadım anasız filan mı kaldı bilmem.
Yemliğin büyük bölümünde boğulmak imkansız sen git, dal ve çıta olmayan yerde dal ve boğul...
Arı uçtuğunda ben yıllardır şurup veririm, arıda bu şurubu alır. Bir gün önceki şurubun bir kısmı alınmış, ama tam çekilmemiş, işin garip tarafı bir avuç arı ölmüş. Sağlıklı bir arıda bunun olmaması gerekiyor, havalar ısındığında bakılacak, bunun yarısı kadar mevcudu olanlar gene boğulmadı. Üç çıta arıda bu durum normal değil.
Şuruplamalarda yemlik içine konacak en güzel malzeme çam filizleri, arı kolay kolay istesede boğulamaz.
Baharı bekleyen arılar....
İlhami abinin enginarları kışın bile enginar veriri, bizim kalfanın İlhami abiden ders alması lazım :))
Pazar günü bizim birader ile şurup işini hallettik, yemliğe şurup dökme işi ona aitti.
İşleri bitirdik Pelitliye döndük, çoban yardım istemişti ama saat belli değildi, koyunlar aşılanacak ama veteriner ne zaman gelecek belli değildi. Telefon geldi neredesin seni bekliyoruz...
Pelitlide Cumartesi günü yaklaşık 2 çıta bir arıya şurupluğu doldurmuştum bitirememişler ama çok az kalmış....

Benim amca oğlu, benden önce Pelitliye gelmiş, aşılama işi bitmiş... Niğde den getirdiği enikleri seviyordu, güdükler iyice büyüdüler...
Dışarıda bu manzara vardı, bizim çoban ve veteriner Basri beyi sordum içeride dedi.
Aşılamaya geç kaldık ama sorunlu kuzuların aşısına basın olarak yetiştim, çoban gülüyor, sanki gelmemişim gibi...
Basri bey Gebze yöresinde oldukça tanınan bir veteriner, hayvan doktoru olmaz zor...
Ne kadar canlı varsa derdinden anlayacaksın, sineğinden tavuğuna inek koyunundan köpeğine kadar. Hafta sonu iki gün nasıl geçti anlayamadım desem...