"Herkes, önünden geçen bir ayna gibidir."













20 Eyl 2010

GÜZELLİK


İstanbul aynı İstanbul belki ama
Her günün ruhu başka zuhur onda
Ortalık kızıl deryâ
Az ilerde bir bayrak var, hür
Bu yüzden mi bu akşam da böyle feryâd figân dalgalanıyor
Boşuna dememiş şâir "Üsküdar yanıyor"

17 Eyl 2010

GÜNLERDEN


İsmini unuttuğum çiçekler gibi
Hayatımın yitirdiğim kısmı
Düşmemek için tutunuyorum
Ezberden bildiğim tılsımlara
Günlerden belki İstanbul
Belki kısmet kalemin en keskin ucunda

Ateşten mi sudan mı
Yer değiştiriyor hâresi ayın
Deniz üstünden, dağ başından
Sanki sehere vuran zamandan
Bereketli, sırdaş olmuş akıyor
İçimi sonsuza varan
Bir avuç gülsuyunun kokusunda

Yoklamada hep varoldu âşk
Şükreden nefes, işiten gönül
Heryerimiz nâr
Herşeye sabreden hâlimiz yine de kor
Günlerden belki İstanbul
De ki kolay, de ki zor
Ömür adım adım yürümekte
Bir masalın en mahsun tarafında

15 Eyl 2010

GÜZ İÇİN


* Geçen bahar yaptığım mevcut CD’lerimin index çalışmasına ilâve olarak mevcut kitaplar için de böyle bir çalışma yapmak. Okunma aciliyeti olanları belirlemek.

* Takip etmeyi istediğim kurs/workshop ve türevleri için araştıma yapmak. Fakülte yıllarındaki kadar olmasa da konulara ilişkin lâyığıyla ders çalışmak.
40 Haramiler'in Profesyonel Fotoğrafçılık Kursu 1.sırada.
Kısmetse Ekim-Kasım’da.

* İlgi alanlarımın dışında çok alâkasız birkaç konu hakkında detaylı fikir sahibi olabilmek için ARGE çalışmaları yapmak.

* İstanbul içinde seneye yaza kadar gezilmedik, görülmedik, bilgilenmedik, fotoğrafı çekilmedik Camii bırakmamak. Derin bir çalışma yapılıp ve tez zamanda aksiyon almak. Olayı sadece Camii olarak sınırlı tutmamak, dere tepe İstanbul turları atmak.

* İstanbul'a yakın yerlere -aslen farklı kültürlere- uzanmak.

* Haluk Bilginer'in dahil olduğu bir tiyatro eserini izlemek. Kaçırdık cânım "Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler"i.

* Olmazsa olmaz; spor, sağlıklı beslenme vs.

* Daha neler neler :)

2 Eyl 2010

SESSİZCE... VE SONSUZLUK İÇİNDE



Akibeti belli olmayan bir rüyânın içinde gibiyiz
Ömrü kısa aralıklı mesafelere ekleme çabasıyla
Muhtelif senaryolar içindeyiz

Farkında değiliz, nefes nefese kalıyoruz sancılar içinde kimi an
Uyur uyanık bir hâle bürünmüşüz
Sorgu suâl edemediğimiz bir fırtına, belki bir boran kapıda
Emrivakî hayâller etrafımızda salınıyor

Ne gariptir ki
Zamanın tadını ve tarifini sen başka söylüyorsun, ben başka
Beklentilerin başaşağı indiğinde
Ya da hiç bilmediğin bir yokuş gelip karşına dikildiğinde
Elin kolun kutbu şaşıyor sanki
Bir an gelip bir mucize olsun diye bekliyorsun
Sende dönen ne varsa, içinde de öyle dönsün istiyorsun

Lâkin hayat böyle mi, rüyâ teşbihi yani bir nevî
Ağız dolusu ümitlerle bir denizin tam ortasında
Sulara dalıp arzu ettiğin her şeyi dipten çıkarma gayreti etraf

Bu yüzden belki de bir denizin kıyısında
Sessizce
Ve sonsuzluk içinde
Ben
Öylece bekliyorum
Hayr’olsun diye