Cumartesi henüz uyanmamıştık, şıp şıp ayak sesi duyuldu ve yatağa tırmanan minik eller ve misss gibi
sıcak ekmek kokusu geldi. Geldi ortamıza girdi,"annem" dedi sarıldı,"gıdını öpimmi" dedi öptü
"şşşş babamı öpcem tamammı" dedi öptü,sarıldı, kokladı. "Sizi çok seviyorum"dedi ."Biz de seni çok seviyoruz annecim"dedim,biliyorum dedi. İçimden allahım ne kadar şanslıyız dedim,gülümsedim sevgiliye baktım yüzünde aynı tebessüm aynı şeyi düşündüğünden,hatta içinden "allahım sen yavrumuzu incitme" dediğinden emin oldum,güldüm..
Sonra babasının "nehir bugün tatil ben işe gitmiyorum demesiyle sakin sevgi seli yerini yatağın ortasında tepişmelere ve zıplamalara bıraktı:) Güzel bir kahvaltıdan sonra büyük bir heyecanla hazırlandık, hem yeni evimize bakmaya, hemde yeni evde komşu olacağımız yakın arkadaşlarımızı görmeye gittik. Nehir ve Ege o kadar özlemişki birbirini koskoca gün nasıl geçti anlamadık. Bütün gün tepindiler,oynadılar önce evi birbirine kattılar, sonra parkta oynadılar en sonda balıklara ekmek attılar. Akşam nehir yorgunluktan bayıldı. Sevgili maç izlemeye gitti, anne serbest saat çalışması yaptı:)
Pazar günü sabahtan kalkıp vatandaşlık görevimizi yerine getirmeye gittik. Ama beyim gecenin etkisiyle erkenden uyanamayınca kalabalıkta baya sıra bekledik. Sinir bozucu ayrıntılara girmiyorum, zira sonuçlar yeterince sinir bozucu oldu. Nehir sıra beklerken sıkıldı,herkese hırladı, oy kullanamayacağını duyunca bozuldu, yine de sınıfın ortasında koşup sıralara oturdu falan derken oh be nihayet bitti. Hadi bakalım güzel bir pazara kaldığımız yerden devam edebiliriz artık.
Vakıftepe de güzel bir türk kahvesi içtik, nehir yolda uyudu, arabada uyumaya devam etti. Biz doyumsuz manzara karşısında kahveler nasıl bitti anlamadık. Nehir arabada al al olmuş yanaklarıyla uyurken biz başbaşa keyif yaptık. Ama yook klasik çocuklu insan rahat eder mi etmez. Çocuk izin verse kendi kendine vermez:) Uyansada çiçek toplasa,çimlerde koşsa,kahvaltıya da gelelim buraya, aman çok güzel nehir bayılır..
Bu arada nehir uyurken alışveriş yaptık, eve döndük hanfendi hala uyuyor. Neyse görevler bitti, karın doydu e evde durulurmu. Biz yorulduk kaç yazar, o uykuyu almış enerjiyi toplamış, hava güzel hadi baba sür arabayı sahile. Parkta kaç saat oynadı bilmiyorum. Herkese gülücükler dağıttı. Babasının hop oturup hop kalkmasına rağmen kendinden büyük çocukların arasında acaip kalabalık bi parkta başının çaresine baktı, kendi işini kendi halleti. Düştü, kalktı, tırmandı. Babası pek müdahale etmedi ama kendi kendini yedi :) Nehir her gördüğü köpeği sevdi, ama pamuk şekeri pek sevmedi onuda babası yedi :) Eve dönerken teşekkür edip çok mutlu olduğunuda söylemeyi ihmal etmedi. Prensesim çok güzel bi gün geçirmiş, mutlu olmuş bi deeee annesine babasına ne kadar mutlu olduğunu söylemiş. Ey güzel allahım "teşekkürler"
Nehir'in akşamları ettiği duayı yazmak istiyorum;
allaam sen anneyi-babayı-nenini koru amin :)